Dr. Neşe Yeniçeri’nin MTO yönetim kuruluna sunduğu önerinin kabul edilmesiyle, biz gönüllüler işe koyulduk. Köy gezisi ve sağlık taraması amaçlanmıştı. Seçeceğimiz köy, sosyo ekonomik durumu iyi olmayan, sağlık ocağı veya sağlık evi bulunmayan bir köy olmalıydı. Dr. Ömürhan Keser, sağlık müdürlüğünün önerdiği 8 köy ismini bize ulaştırdı. Köyceğiz’e bağlı ÇAYHİSAR köyü hedeflendi. Projemizi sık sık bir araya gelerek şekillendirdik. Giysi, kitap, tıbbi yardım toplamaya başladık. Köyün sosyal demografik verilerini elde edebileceğimiz şekilde formlar hazırladık. Duyarlı meslektaşlarımızdan yoğun destek gördük. Yardımların kategorize edilmesini sağladık. Köy muhtarı ve öğretmeni ile iletişim kuruldu. Tarih olarak 8 Haziran Pazar günü belirlendi. Sağlık müdürlüğüne bildirildi ve Valilikten gerekli izin alındı. Ekibimiz, Muğla Tabip Odası Başkanı, 6 hekim 2 hemşire ve Muğla Üniversitesi Toplum gönüllülerinden 3 genç ve bir diş hekiminden oluşturuldu.
VAKİT TAMAM ! KÖYE GİDİYORUZ
8 Haziran Pazar sabahı 06:15 de Muğla Tabip Odası önünde buluştuk. Minibüse tüm malzemeler geceden yüklenmişti. Ayrıca 2 sivil araç ile eşlik edecektik. Yola koyulduk. Beyobası sapağından girince bizi bekleyen sürpriz, köye giden sapağı kaçırmak ve bir köylünün yanlış yönlendirmesiyle safari turunu aratmayacak bir yola girmemizdi. Maceralı, eğlenceli, bazılarımız için de sıkıntılı ama kesinlikle ‘’gecikmeli’ olarak köye vardık. Okulun bahçesinde köylüler bizi bekliyordu. Bu kadar ilgiyi tahmin etmeyen bizler çok sevindik. Muhtar, öğretmen, imam ve köyün ileri gelenleri bizleri çok iyi karşıladılar. Malzemeleri el birliğiyle köy okuluna taşıdık. Sağlık taraması ve eğitimin okulda yapılması planlanmıştı. Ayrıntılı planımız vardı. Hangi odada nelerin yapılacağının günler öncesinden provasını yapmıştık. Diş hekimi Berna Varol, çocukları topladığımız anasınıfında diş sağlığı eğitimine, diş taramasına başladı. Tüm çocuklara diş fırçası-macunu dağıtıldı. 2.sınıfta kadınlara ve genç kızlara yönelik, üreme sağlığı, beslenme, hijyen, ishal vb konularında, Dr. Neşe Yeniçeri ve Dr. Yaşar Topal tarafından eğitim verildi. Aynı esnada Dr. Zühal Menteş, Dr. Nurşin Külcü tarafından diğer boş sınıf muayene odası olarak düzenlendi.
Dr. Murat Akgül, Dr. Hasan Akpınar, Dr. Ferit Turan erkeklerin eğitim ve sağlık muayenesini üstlendiler. Eğitimlerin bitmesiyle hemşire Güler Çelik, Nurgül Tandır ve Dr. Nurşin Külcü tarafından her şahıs için formlar dolduruldu. Kan şekeri ölçümleri ve tansiyon ölçümleri yapıldı. Köyün imamı bize muayene düzeni sağlanmasında çok yardım etti. Bu esnada çocukların diş taraması bitmiş, onlarla resim çalışmaları başlamıştı. ‘’Ailem’’ ve ‘’yaşadığım yer’’ konulu resimler yaptılar. Selda Yıldız, Necmettin Yördem ve Gülser Karakoç, Toplum Gönüllüleri vakfının üniversiteli, duyarlı, aydın, pırıl pırıl gençleri bu çalışmaları yürüttüler. Çocukların motivasyonu, neşeleri, istekleri bizi çok duygulandırdı. Resim çalışmalarını hikaye okuma ortak değerlendirme çalışmaları aldı. Çocuklara resim defterleri ve pastel boyalar dağıtıldı. Arkasından çocuk muayenelerine geçildi. Dr. Yaşar Topal titiz bir şekilde 60 çocuğun gelişim ölçümlerini ve muayenelerini gerçekleştirdi.
Muayeneler bitince köy okuluna kitaplar bağışlandı ve büyük kısmı da çocuklara dağıtıldı. Köy çocuklarının kitaplara ilgisi ‘’yani bu kitaplar benim mi oldu, evime götürebilir miyim’’ sorusundaki masumiyetleri, ilgiye ve öğrenmeye aç ve açık halleri en düşündürücü ve etkileyici durumdu. Belki de sağlık taramasından daha önemli ve kalıcı olan, çocukların dünyasına girmek, onlara ışık verebilmekteydi
Çok yorulduğumuz bir anda, köy öğretmeni Funda hanımın okul bahçesinde bir ağaç gölgesinde hazırladığı sofrada el emeği çay ve kurabiyelerden tattıktan sonra, yorgunluğumuz biraz dağılınca köyün ileri gelenleriyle sohbet başladı. Geçim kaynakları, ihtiyaçları, taşımalı eğitim, sağlık sorunları, ana konulardı. Arıcılığın ve hayvancılığın tükenişi, var olan suyun ısısını düşürmek için gölet gerektiği, seracılık ve sulama sisteminin olmasıyla tarımsal gelirlerinin artacağını samimiyetle vurguladılar. Köylülerin bir kısmı yazın Marmaris’e bir kısmı da tarım işçisi olarak Köyceğiz’e gidiyordu. Sürekli geliri olan az sayıda aile vardı. Samimi bir ortam vardı ve bu belki de beklentisi olmayan(seçilmek, oy almak gibi) bir grup gönüllün ilgisinden kaynaklanmış olabilir. Vedalaşmamız bir türlü bitmedi. Çocuklar bizi öpücüklere boğdular sevgilerini sözel olarak da dile getirdiler. Dönüş yolunda yollara dizilmiş bizimle vedalaşan el sallayan çocuklar vardı.
Bizim aklımızda ise okutulmayan kız çocuklarının ışıl ışıl gözleri, çok çocuk doğurmaktan ve eğitimsizlikten hasta bedenli kadınların yılgınlığı takılıp kalmıştı. 180 kişiye ulaşmıştık. Hepsiyle teker teker iletişim kurabilmiştik. Projemiz başarılıydı ve gurur duyduk yaptığımız işten. Bu duygu, yorgunluğumuzun tatlı bir yorgunluk olarak anılmasına neden oldu. Dönüş yolunda verdiğimiz değerlendirme molasında herkes teker teker görüşünü bildirdi. Eleştirisini yaptı. Bu tür projelerin sürekliliğine karar verildi.
Emeği geçen, katkıda bulunan herkese teşekkür ediyoruz.
|