Basın açıklaması: “Kamusal Sağlık Hizmeti Kamu Binalarında Sunulmalıdır”

Birinci basamak sağlık hizmetleri Aile Sağlığı Merkezleri(ASM) aracılığıyla sağlık hizmetlerinin toplumla ilk adımda temas eden yüzüdür. Pandemi süreci bunu bir kez daha anlamamızı sağlamıştır. Yurttaşlarımız pandemi boyunca yoğunlukla sağlık sorunlarını aile hekimliği çalışanlarıyla  paylaşmış ve çözüme ulaşmaya çalışmıştır.

    En kolay aile sağlığı merkezlerine ulaşabilen hastalarımız, sağlık sorunlarının çözümü için başvurduğunda  pandemiyle artan iş yüküyle aile sağlığı merkezlerindeki yetersizlikler de gün yüzüne çıkmıştır.

    Aynı kurum içerisinde sağlam bireylere verilen koruyucu sağlık hizmetleri, bulaş ihtimali yüksek poliklinik hizmetleri ile aynı zaman ve aynı ortamda verilmeye çalışılmış Sağlık Bakanlığı tarafından lojistik ve diğer destekler yetersiz karşılanmış,aile sağlığı merkezi çalışanları kendileri çözümler üretmiştir.Gelinen süreçte pek çok sorun halledilirken fiziksel mekan yetersizliği ve alt yapı sorunlarının boyutu ortaya çıkmıştır.Ancak bunların çözümü aile hekimliği çalışanlarından beklenemez.

Kamu hizmeti olan sağlık hizmetleri, tüm diğer kamu hizmetlerinin yürütüldüğü gibi kamu binalarında, kamu güvencesi altındaki ücretsiz binalarda verilmeli, aile hekimlerinden kira talep edilmemelidir.

      Sağlıkta dönüşüm projesiyle, koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen birinci basamak sağlık hizmetlerinde fiziksel mekan ile ilgili tüm yük hekimlerin üzerine yıkılmıştır. Hizmetin sunulacağı binanın bulunması ve donanımının sağlanması da hekimlerin üzerine yıkılmıştır. Şehir merkezlerinde fiziki olarak uygun olmayan, yüksek fiyatlı mekanlar, hekimlerce, kiralanmak zorunda kalınırken; merkezden uzak, küçük yerleşimlerde ise uygun kiralık yapı olmayışı hekimleri zor durumda bırakmaktadır. Doğru planlaması yapılmayan aile hekimliği yönetmelikleriyle, kamu hizmeti sunulmasına rağmen standardı bulunmayan bu binaların kira bedellerinde de bir standart bulunmamakta, bu bedeller mülk sahiplerinin keyfine göre belirlenmekte ve beklenmeyen artışlar yaşanabilmektedir. Sağlık Bakanlığı yönetici ve yetkilileri ise tüm bu sorunlar yumağını umursamaz bir şekilde izlemektedirler.

        Birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmı aile hekimlerince özel şahıslardan kiralanan; bina altı dükkandan bozma mekanlarda, giriş ya da bodrum kat dairelerinde verilmektedir. Bu binaların bir kısmı ise neredeyse güneş bile görmeyen konumdadırlar. Sağlık Bakanlığı sadece çalışanlarına değil buralardan hizmet alması gereken halkımıza da bu sıkıntıları reva görmektedir.

         Bununla birlikte önceki Sağlık Bakanlarından Prof.Dr.Recep AKDAĞ döneminde Türkiye genelinde 2500 yeni aile sağlığı merkezi binası yapılacağı ifade edilmiş, ancak o günden günümüze herhangi bir gelişme olmamış kuru bir vaat olarak kalmıştır.Atatürk Havalimanı arazisi üzerine, 45 günde 1000 yataklı hastane yapmayla övünülürken; 10 yılda 1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılamamıştır. Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yaptırılan şehir hastanelerine 1 yıl için ödenen 16 milyar kira ile 16 bin aile sağlığı merkezi yapılabilmekte ve birinci basamak sağlık hizmeti sunumunun mekan sorunu uzun yıllar boyu sürdürülebilir şekilde çözülebilmektedir.

 Her üç Aile Sağlığı Merkezinden birinin özelden kiralık olması ve aile sağlığı merkezlerinin sadece %10’unun COVID-19 tedbirlerini uygulamaya elverişli olması sorunun büyüklüğünü çarpıcı bir şekilde göstermektedir.

   Pandemi sürecinde  aile sağlığı merkezleri çalışanları da diğer tüm sağlık çalışanları gibi  büyük bir özveriyle çalışmışlardır. Ancak birinci basamak hizmeti sağlanan bu mekanların fiziksel sorunları pandemi döneminde daha da bariz hale gelmiştir.

Tüm bu olumsuzlukları dile getirmeye çalışan, Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimleri Kolunca başlatılan “ASM Mekânları İçin Harekete Geçiyoruz!” kampanyasını bizler de destekliyoruz.

Bu kampanya kapsamındaki taleplerimiz :

  * Asm ve mobil hizmet binaları dahil tüm birinci basamak hizmetleri binalarının yapılması donanımı, tamiratı ve mevcut bulunanların uygun koşullara kavuşturulması devletin görev ve sorumluğunda olmalıdır.Bu süreci Sağlık Bakanlığı üstlenmelidir.

  * Birinci Basamak sağlık hizmeti verilen binalar koşulsuz olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılmalıdır. Bu binaların yeterli uygunlukta ve eşit standartlarda olmasını sağlamak Sağlık Bakanlığının görevidir.

  * Bu binalar için aile hekimlerinden kira adı altında hiçbir ücret talep edilmemelidir.

  * ASM binalarının depreme, yangına karşı güvenli olup olmadığı Sağlık Bakanlığı tarafından tespit edilip gerekli önlemler ivedilikle alınmalı, Sağlık Bakanlığı tarafından uygun koşullara kavuşturulmalıdır.

  * ASM binalarının kamu eliyle birinci basamak sağlık sunumuna uygun olarak yapılmasını, donanım tamirat ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli yasal değişikliklerin yapılmasını ve bu süreçte TTB ile birinci basamağa hitap eden federasyon, sendikalar ve dernekler ile iş birliği içinde olunmasını istiyoruz.

MUĞLA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU