GüncelHaberÖne Çıkanlar

Muğla’ya “Şehir Hastanesi” Önce Menteşe Devlet Hastanesi, Sonra Planlı Bir Şehir Hastanesi

Muğla, yaz ve kış nüfusu arasında büyük fark bulunan bir turizm ilidir.  Muğla ili hastanelerinin toplam yatak sayısının, nüfusu benzer olan Denizli ve Aydın gibi komşu illerle karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğu görülmektedir. Yaz aylarındaki nüfus artışı dikkate alındığında bu açık daha da büyümektedir.

İlNüfus (2025)Yatak Sayısı10.000 Kişiye Düşen Yatak
Aydın1.165.9433.46829,7
Denizli1.061.3712.43422,9
Muğla1.081.8671.86317,2

Muğla’da 10.000 kişiye düşen yatak sayısı (17,2), Aydın’ın (29,7) yaklaşık %58’i, Denizli’nin (22,9) ise %75’i düzeyindedir. Bu açık, yatarak tedavi hizmetine erişimi güçleştirmekte, özellikle yoğun bakım yatağı yetersizliği acil durumlarda bile hizmetin aksamasına neden olmaktadır. Bu durumda yapılması planlanan yeni hastane, kentin bu gereksinimini karşılaması açısından olumludur.  Projenin kamu-özel iş birliği modeliyle değil, genel bütçeden yapılacağı ifade edilmektedir; bu olumlu bir tercihtir. Ancak finansman modelinden bağımsız olarak şu soru yanıt beklemektedir: Bu ihtiyaç, 1.350 yataklı tek bir şehir hastanesiyle mi karşılanmalıdır? Bu konudaki çekincelerimiz ve önerilerimiz şunlardır:

  1. Muğla’da sağlık hizmeti yatırımı planlanırken, halkın alacağı sağlık hizmetinde ve kent yönetiminde söz sahibi olması gereken Muğla Tabip Odası’nın görüşüne yalnızca biçimsel düzeyde başvurulmuş, TMMOB’a bağlı meslek odalarının görüşü ise alınmamıştır. Bu kurumlar planlama sürecine katılmamış, karar süreçlerinde söz sahibi olamamıştır. 
  2. Şehir Hastanesi’nin yatak sayısını artıran katkısı yadsınamaz. Ancak hastane ölçeği ile verimlilik arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar, belirli bir büyüklüğün üzerinde verimliliğin azalabildiğine işaret etmektedir. Bu nedenle 1.350 yataklı tek merkezli bir hastane modelinin hizmet verimliliği, erişilebilirlik ve işletme sürdürülebilirliği açısından ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu büyüklükteki komplekslerin yönetimi bürokratik süreçleri uzatabilir ve karar alma mekanizmalarını yavaşlatabilir. Birimler büyüdükçe hastaların kişiselleştirilmiş bakım alması zorlaşabilir. Hastane içindeki mesafelerin çok uzun olması özellikle yaşlı, engelli ve hareket kısıtlılığı olan hastalar için yürümeyi ve yön bulmayı ciddi biçimde zorlaştırır. Birimlerin birbirinden uzak olması, hastanın gün boyu birimler arasında sürekli yer değiştirmek zorunda kalmasına neden olur. Çok fazla hastanın, refakatçinin ve personelin aynı kapalı ortamda bulunması, enfeksiyonların kontrol edilmesini zorlaştırır. Aşırı iş yükü, uzun mesafeler yürümek zorunda kalmak ve aşırı sirkülasyon, doktor ve hemşirelerde fiziksel ve zihinsel tükenmişliği artırır. Şehir hastanelerindeki mekânsal alan büyüklüğü ve iş yükü fazlalığından dolayı çalışanlar arası iletişimin azaldığı gözlemlenmiştir.
  3. Sağlık yapıları, afet ve acil durumlarda da kesintisiz hizmet vermesi gereken kritik kamu yapılarıdır. Bir hastanenin depremde yalnızca ayakta kalması yeterli değildir; acil servis, ameliyathane ve yoğun bakım birimleri ile enerji, su ve haberleşme sistemleri afet sonrasında da işlevini sürdürebilmelidir. Bu nedenle hastane yatırımlarının yer seçiminde yalnızca arsa büyüklüğü ve yatak kapasitesi değil; jeolojik ve geoteknik koşullar, deprem tehlikesi, ulaşım sürekliliği, altyapı güvenliği ve afet sonrası işlevsellik birlikte değerlendirilmelidir. Deprem, orman yangını ve sel riski yüksek olan Muğla’da, ilin yatarak tedavi kapasitesinin büyük bölümünün tek bir yapıda ve tek bir ulaşım aksında yoğunlaşmasının yaratabileceği riskler, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) ile birlikte kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir. Planlanan hastanenin bu ölçütler bakımından hangi teknik çalışmalarla (zemin etüdü, ulaşım ve trafik etüdü, alternatif güzergâh analizi, altyapı kapasitesi) değerlendirildiği kamuoyuna açıklanmalı; alternatif yer seçenekleri bilimsel ve karşılaştırmalı analizlerle ele alınmalıdır.
  4. Uzun süredir Muğla kent merkezinde ikinci basamak hastane yoktur. Menteşe Devlet Hastanesi, ana binalarının depreme dayanıksız bulunarak yıkılmasından sonra 20–30 yatak ve poliklinik hizmeti dışında hizmet verememekte, kentin gereksinimini karşılayamamaktadır. Bu nedenle ve öncelikli olarak güçlü bir ikinci basamak hastaneye ihtiyaç vardır. Menteşe Devlet Hastanesi, yatak sayısı ve kadro yapısı güçlendirilerek hızla hizmete alınmalıdır. 
  5. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde halen ulaşım, otopark hizmeti ve sosyal donatı alanlarının yetersizliği açısından büyük sorunlar yaşanmaktadır. Eğitim Araştırma Hastanesi’nin afiliye hastane olması hizmette kargaşaya neden olmakta, Tıp Fakültesi öğrenci ve uzmanlık eğitimi aksamakta, kente büyük katkı sağlayacak araştırma işlevi yerine getirilememektedir. Plana göre Şehir Hastanesi’nin de EAH Kampüsü içinde yer alması bu karmaşayı daha da artıracak, yoğun hasta akışı ve trafik sorununu ağırlaştıracak, sağlık hizmetine erişimi güçleştirecek, belki de eklenecek yatak sayısı ile hizmetteki eksiklik giderilemeyecektir.

Bu nedenlerle Muğla’nın sağlık hizmetleri planlanırken yaz-kış nüfusu, ilçe hastanelerinin hizmeti karşılama durumları gözetilmeli; kent merkezinde sağlık hizmetine erişim kolaylığı olan ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nin de yükünü büyük ölçüde hafifletecek güçlendirilmiş ikinci basamak hastane olarak Menteşe Devlet Hastanesi yeniden planlanmalıdır. Şehir hastanesinden önce ele alınması gereken acil ihtiyaç budur. 

Askıya çıkarılan plana yasal süresi içinde itiraz edilmiştir. İmzacı kurumlar olarak bu itirazın arkasında olduğumuzu belirtiyor, ortak taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz: 

  1. Planlamaya esas ihtiyaç analizlerinin ve teknik etütlerin kamuoyuyla paylaşılması,
  2. Menteşe Devlet Hastanesi’nin yatak ve kadro kapasitesi güçlendirilerek etkin bir ikinci basamak hastane olarak hızla hizmete alınması,
  3. Şehir hastanesinin kapasitesinin ve yer seçiminin, alternatifleriyle birlikte bilimsel ve karşılaştırmalı analizlerle yeniden değerlendirilmesi,
  4. TMMOB, Muğla Tabip Odası, Muğla Kent Konseyi, ilgili meslek örgütleri ve yerel yönetimlerin katılacağı, söz sahibi olacağı şeffaf bir değerlendirme mekanizmasının oluşturulması.

Muğla’da birinci basamakta Aile Sağlığı Merkezleri’nden başlayarak ilçe ve kent merkezi ikinci basamak hastane planlaması öncelikli olarak ele alınmalı, üçüncü basamak hizmeti de buna göre planlanmalıdır. Sağlık hizmetleri toplumla entegre olmalı, topluma en yakın, ulaşılabilir yerde sunulmalıdır. Mesele yalnızca yeni bir hastane yapılması değil; Muğla’nın bugünkü ve gelecekteki sağlık ihtiyaçlarını karşılayacak, erişilebilir ve afetlere dayanıklı bir sağlık sisteminin planlanmasıdır. Nitelikli sağlık hizmetine erişim, kent hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.

Bizler, halkın nitelikli, ücretsiz, kamu sağlık hizmetine ulaşabilmesini sağlamak için idari, hukuki ve demokratik tüm yolları kullanmakta kararlı olduğumuzu tekrar belirtiyor, bu yolda yapılan ve yapılabilecek yanlış uygulamalardan dönülmesi umuduyla başta emek ve meslek örgütleri olmak üzere tüm halkımızı “nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz bir sağlık hizmeti” mücadelesine, bizimle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. 5.11.2026

MUĞLA TABİP ODASI
TMMOB MUĞLA İL KOORDİNASYON KURULU
MENTEŞE KENT KONSEYİ