GüncelHaberÖne Çıkanlar

TTB, Dünya Tabipleri Birliği’nin Rotterdam’da Düzenlenen Genel Kuruluna Katıldı

Dünya Tabipleri Birliği’nin 2026 yılı Genel Kurulu, Hollanda’nın Rotterdam kentinde yapıldı. Genel kurulda Türk Tabipleri Birliği’ni (TTB) Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil ile Dış İlişkiler Bürosu’ndan Dr. Murat Civaner temsil etti.

Dünyanın dört bir yanından tabip birliklerinin ve hekim temsilcilerinin katıldığı genel kurulda; dünya çapında sağlık politikaları, kriz ve çatışma bölgelerinde hekim güvenliği ile tıbbi tarafsızlık ilkeleri kapsamlı şekilde ele alındı.

DTB başkanlık devir teslimi yapılan genel kurulda görevini devreden DTB Başkanı Dr. Jacqueline Kitulu, DTB’nin 76 yıllık tarihinde sadece altı kadın başkan çıkardığını hatırlatarak hekim örgütlerinde çeşitliliğin ve kadın temsilinin artırılmasının önemine değindi ve kadın temsilini sağlamanın zorluklarına dikkat çekti. Kitulu ayrıca, özellikle Gazze ve diğer çatışma bölgelerinde tıbbi tarafsızlığın hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Son olarak da “Tarih bizi oturduğumuz makamlarla değil, dokunduğumuz hayatlar ve güçlendirdiğimiz sistemlerle yargılayacak” diyerek mesleki dayanışma çağrısında bulundu.

Görevi devralan yeni dönem başkanı Güney Kore’den Dr. Jung Yul Park ise baskı, sürgün veya tehdit altında çalışan hekimlerin haklarını savunmanın önemine vurgu yaparak önümüzdeki dönemin beş ana önceliğini şu başlıklar altında açıkladı:

  • Kaynakların eşit dağılımı
  • Mesleki bağımsızlık
  • Sağlıkta yapay zekâ etik standartları
  • Afetlere hazırlık
  • Tıbbi tarafsızlık ve hekim güvenliği

Yeni dönemde, sağlık hizmetlerinin teknik bir mesele olmanın ötesinde “insan olma” ortak paydasında buluşması gerektiği ifade edilirken; farklılıklara saygı gösterilmesinin önemine değinildi ve “Savaşta ve çatışmada hiçbir hekim yalnız bırakılamaz” anlayışının altı çizildi.

“Rotterdam Bildirgesi” Kabul Edildi

Genel kurulun önemli sonuçlarından biri; çatışma bölgelerinde sağlığın, hekimlerin ve sağlık hizmetinin ve altyapısının korunmasını hedefleyen tıbbi tarafsızlık tutum belgesinin “Rotterdam Bildirgesi” adıyla oybirliğiyle kabul edilmesi oldu. Bildirge ile savaş, çatışma ve siyasi baskı ortamlarında tıbbi hizmetlerin engellenemeyeceği, sağlık çalışanlarının hedef alınamayacağı ve hekimlerin mesleki bağımsızlıklarının güvence altına alınması gerektiği uluslararası kamuoyuna bildirildi. Bildirgede;

  • Çatışan taraflardan; tıbbi tarafsızlığa her zaman saygı gösterilmesi, hekimlerin hastalarını çatışmadaki konumlarından bağımsız olarak tedavi edebilmesi, sağlık çalışanlarının ayırt edici amblemlerine saygı gösterilmesi, askeri amaçlarla sağlık hizmetlerinin kullanılmaması veya hedef alınmaması, tüm hastaların sağlık hizmetlerine engelsiz ve güvenli erişiminin sağlanması, temel ilaç ve tıbbi ekipman dahil kaynakların erişilebilir kılınması, sırf meslek etik ilkelerine uygun olarak sağlık hizmeti sundukları için tutuklanan veya müeyyideye uğrayan tüm sağlık personelinin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması,
  • Devletlerden; ulusal mevzuatların uluslararası hukuk yükümlülükleriyle uyumlu hale getirilmesi, askeri personelin ve sağlık çalışanlarının uluslararası hukuk kurallarına göre hak ve sorumlulukları konusunda eğitilmesi ve hak ihlali iddialarının bağımsızca soruşturulması,
  • Birleşmiş Milletler’den (BM); hak ihlali iddialarının yetkili uluslararası mekanizmalarca soruşturulmasının sağlanması, sağlık hizmetlerine saldıran tüm üye devletlerin ve silahlı grupların siyasi baskılardan bağımsız olarak BM raporlarında açıkça isimleriyle teşhir edilmesi, BM Silahlı Çatışmalarda Sağlığın Korunması Özel Raportörü atanması,
  • Tabip birliklerinden; kendi devletleri tarafından işlenenler dahil, tüm tıbbi tarafsızlık ihlallerine kamuoyu önünde açıkça karşı çıkılması; bu ihlalleri desteklemekten veya ihlaller karşısında sessiz kalmaktan kaçınılması ve mesleki etik görevlerin ulusal, siyasi veya askeri bağlılıkların üzerinde tutulması istendi.

Rotterdam 2026 Genel Kurulu’nda Kabul Edilen veya Yeniden Onaylanan Diğer Tutum Belgeleri, Açıklama ve Kararlar

TTB 39. Madde ile İlgili DTB’ne Müdahale Çağrısında Bulunuldu

Genel kurulda söz alan TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil; TTB Kanunu’nun 39. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile kaldırılması ve yerine halen yasal düzenleme yapılmamış olması nedeniyle TTB onur kurulları ve yüksek onur kurulunun yetkilerini uygulayamadığı, 1.700’den fazla dosyanın onur kurullarında beklediği ve doğan yasal boşluk nedeniyle TTB’nin etik sorumluluklarını ve mesleki özdenetim görevini yerine getiremediğini belirtti. Gültekingil, DTB’den üye ülkelerdeki tabip birliklerinin etik ilkeler çerçevesinde çalışmasından sorumlu olması nedeniyle 39. madde ile ilgili tutum almasını da istedi. Konuşmasında Rotterdam Bildirgesi’nin kabul edilmesinin çok olumlu olduğunu dile getiren Gültekingil; üye ülkelerdeki tabip birliklerini bu bildirge ile kabul edilen çatışma alanlarında tıbbi tarafsızlık ilkesinin uygulamak konusunda ciddi çaba harcamaya davet etti ve bildirgenin uygulanmasının takipçisi olacaklarını kaydetti.

Dışarıda “IMA OUT” Protestoları

Genel kurul salonundaki oturumlar sürerken, salon dışında sağlık çalışanları ve insan hakları aktivistleri tarafından geniş katılımlı bir eylem düzenlendi. “IMA OUT!” koalisyonu ve binlerce hekimin imzasıyla desteklenen protestolarda, İsrail Tabipleri Birliği’nin (IMA) Gazze’deki insan hakları ihlalleri, hastalar ve sağlık çalışanlarının uğradığı kötü muamele ve sağlık altyapısının yıkımına karşı tutum almaması nedeniyle İsrail Tabipler Birliği’nin DTB üyeliğinin askıya alınması talep edildi.